Sitemap
Can KAYACILAR

Can KAYACILAR

Endüstriyel Bilim İnsanı

2 min readJan 16, 2024

--

Press enter or click to view image in full size

“Dormancy” diye bir kavram var. Dormancy kavramı kış gelince bitkilerin yapraklarını döküp kendilerini “kışa hazırlamaları” anlamına gelen bir kavram aslında. İşin içerisinde bir çok moleküler mekanizma da var elbette.. Ağaçlar kışın geldiğini nasıl anlıyor? Gün ışığına maruz kalma sürelerini ölçerek algılıyorlar.. Yani ışık bir sinyal. Ya da yazın gördüğümüz tonla böcek, bazı memeliler, sürüngenler. Hepsi kışa bir hazırlık içerine girerler. Bu döngü milyonlarca yıldır böyle.

Sizi çocukluğunuza götürmek istiyorum. İlkokulda tohumlarını çimlendirme yaptığınız deney gününe. Öğretmeniniz bazı tohumları buzdolabına koymanızı, çünkü donduktan sonra çimlenmelerinin daha kolay olduğunu söylüyor ve siz tohumları buzdolabında bir gece beklettikten sonra gelip ekiyorsunuz.. Buna aslında İngilizce tabirle “Cold Stratification” deniyor.. Bunun nedeni şu: Bazı tohumlar “kış görmeden” baharın geldiğini algılayamıyor ve çimlenmiyor. Yani sadece o tohumlara su vermeniz yetmiyor, soğuyup, donması lazım ki, kışın geldiğini algılasın. Sonrasında da sıcaklığın artışıyla çimlensin.. Eğer o tohum “kış görmezse” asla çimlenmiyor. Bu da doğanın bir kanunu. Çevre şartlarına göre “pozisyon” alması.

Get Can KAYACILAR’s stories in your inbox

Join Medium for free to get updates from this writer.

Peki bu “soğuk görmeden çimlenmeyen tohumlar” hangileri. Hemen sayıyorum: Elma, kayısı, kiraz, şeftali, armut, erik, ayva ve bazı meyve türleri (siyah frenk üzümü, böğürtlen, çilek), fındık, kestane, ceviz.. Bunlar “insan beslenmesinde olanlardan bir kaçı”.

Bu sene yaşadığım yere “kış gelmedi”. Kar yağmadı. Yeterince “soğumadık”. Doğadaki bu bitkilerin ve diğer binlerce farklı bitki türünün tohumları kışın geldiğini anlamadı.. Benzer şekilde ilkbaharın geldiğini de anlamayacak.. Ve geleceğe çok daha az tohum taşınacak.. Bu süreç 2–3 yıl daha böyle sürdüğünde ise bizleri çok farklı bir senaryo bekliyor olacak.

Tüm bu biyolojik mekanizmaları size açıklamak zorundayım. Bildiklerimi aktarmak zorundayım. Bunu yaparsam eğer yaşama dair bir farkındalık oluşturabileceğim. İklim krizinin sadece kullandığımız plastiklerden arınmakla ya da benzinliden-elektrikliye geçişle çözemeyeceğimiz söylemek zorundayım. Elbette bunlar da çok değerli ama farketmediğimiz çok daha güçlü bir yok oluş söz konusu.

Eğer yaşamımızda “elma yoksa” ne olur ki sorusunun cevabını detaylıca bir gönderide bahsedeceğim. Soğuk görmediği için çimlenmeyen tüm tohumlar için çözüm “biyoteknolojiden” geliyor. Doku kültürü “mikropropagasyon” ile milyonlarca elma fidesi sadece bir elma ağacının yaprağından üretilebilir. Yani çözüm var.. Ama bu çözümleri üretecek devasa alt yapılar kurmalıyız ülkemizde! Hazır olmalıyız.

--

--