En çaresiz hissettiğimiz anlarda yeniden yazıldığı söylenir kaderimizin.Belki bizim dolu yüreciğimizi hafifletmek için söylenen basit ve arkası bomboş bir yalan belki de gerçekten bir yerden sonra tanrının lütfu.Kader,kader,kader…Peki ya nedir kader?İnsanın kendi yaptıklarıyla oluşturduğu olay örgüsü mü yoksa cidden belirli bir sistem kurgusu mu.Çektiklerimiz sonunda ödül alacağımızın garantisi var mı,yoksa varoluşsal sancı süreci herkes için farklı temalarda herkesi farklı biçimlerde yakan kimse kimseyi ilgilendirmeyecek şekilde herkesin eline farklı bir makbuz kesen bi düzen mi?
Biliyor musunuz bazen çok düşünmemek lazım ya,düşünmeyin, 5 dk sonrasının bile size neler getirceğinden habersiz ilerlediğinizi varsayarsak bu ne ki, bir çizgi romanın süper kahramanı olacağıma,kendi gerçek dünyamın huzurlu karakteri olmayı isterim.Düşünmeyi kendine yegane vazife olarak edinmeyen,fıtrat babanın da çok rolü var ama,21. yüzyıla fazlayım ben.



