Yazılım hayatının fırsatı olabilir, denemeden bilemezsin!
Ziynet Kuşaslan, bir sosyal medya influencer’ı ve aynı zamanda yazılım mühendisliği öğrencisi.42 İstanbul’da ana eğitimini sürdürürken bir yandan da kendi geliştirdiği tasarımlarla e-ticarete atılarak dükkan açan genç bir girişimci.
Ziynet ile sosyal medyada yazılım ve kodlama konusunda paylaştığı bilgilendirici içerikleri, takipçileriyle etkileşimini ve 42 deneyimini konuştuk.
Bu yıl Haziran’da 42 İstanbul’da ana eğitim öğrencisi olmaya hak kazanan Ziynet, 46 bin takipçiyi aşkın Instagram hesabında yazılıma dair merak edilen sorulara cevap veriyor; yazılımcıların yapabilecekleri iş alanlarına dair tüyolar paylaşıyor, 42 deneyimini aktarıyor.Kısacası A’dan Z’ye, yazılım hakkında merak edilen ne varsa Ziynet’in kaleminden okumak mümkün. Yazılımı hayatının merkezine alarak gelecek için kendisine renkli ve eğlenceli bir yol çizen Ziynet, bir yandan da tasarladığı ürünleri Trendyol’da açtığı Codeless Design mağazasında sunuyor.
Ziynet ile sohbetimizde kodlamaya olan ilgisinin nasıl başladığından, gelecek planlarına; 42 deneyimine ve influencer olarak takipçilerle etkileşimine dair çeşitli başlıklara değindik.
Yazılım hayatınıza ne zaman ve nasıl girdi?
Ziynet Kuşaslan- Küçük yaşlardan beri ilgi alanım bilgisayar, telefon gibi elektronik cihazlardı. Ancak lise sona dek bu ilgi biraz sönmüştü. Daha sonra ablam diyetisyenliği seçtiğinde ailemden ‘’Sende mi bu alanı seçsen acaba, kızlara daha uygun bir meslek olabilir’’ yönünde öneriler gelmeye başlayınca fark ettim ki ben aslında mühendislik okumak istiyordum. Ancak mühendislik daha çok erkeklere uygun bir meslek alanı olarak görülüyordu. Hala ne yazık ki böyle bir algı var günümüzde. Meslek seçimi konusunda epey düşündüm ve diyetisyenliğin bana uygun olmadığını fark ettim. Kararım mühendis olmak ve yazılım alanında ilerlemekti.
Ailem ticaretle uğraştığından çocuk yaştan beri ticaretle de ilgiliydim. Günümüzde e-ticaret ve yazılım birlikte yürüyor. Üstelik yazılımcı iseniz uzaktan çalışabilme şansınız var. Sabit olarak bir kurum içinde çalışmak bana göre olmadığı için sonuçta yazılımı seçtim.
42 İstanbul’a başladınız ve aynı zamanda üniversitede yazılım alanında son sınıfta okuyorsunuz. Zaten bu alanda eğitim alıyorken neden özellikle 42'yi tercih ettiniz?
Mühendislik eğitimine başladığımda pandemi nedeniyle 1,5 yıl kadar okula devam edemedim. Sadece bir dönem gidebildik. Birdenbire 3. sınıfa geldiğimde ise mühendislik yetkinliğini tam anlamıyla alamadığımı hissettim. Üniversite ortamından beklentilerim farklıydı. Pandemi sürecinde sosyal ortamdan, öğrenci kulüpleri gibi üniversitede bulabileceklerimizden de mahsur kalmış olduk. Dolayısıyla bu eksikliği gidermek üzere farklı seçenekler araştırmaya başladım.
O dönem, yaşadığım kent olan Bursa’dan İstanbul’a geldim. Araştırma sürecindeyken 42'nin havuz eğitimlerinin başladığına dair sosyal medyadan duyurular almaya başladım.
Hatta bir geceyarısıydı. Evde otururken 42'nin web sitesine girdim, testi yaptım. Ancak o dönem Mart havuzu çok yakın bir tarihteydi. Yetişemediğim için Nisan havuzuna katıldım. Bu yılın Haziran ayında da 42 İstanbul’da ana eğitime başladım.
Bu süreçte hem üniversiteyi hem de 42'deki havuz eğitimini birarada götürdüm. Bu arada okulumun Vadistanbul’a taşınması benim için önemli bir avantaj oldu.
Get Türkiye Açık Kaynak Platformu’s stories in your inbox
Join Medium for free to get updates from this writer.
Gelecek yıl, 2023 Haziran’ında üniversiteden mezun olmaya hazırlanıyorum.42'yi de Commoncore süreci kapsamında, yaklaşık 10 ay içinde bitirmeyi ve 42 stajından sonra da iş hayatına atılmayı planlıyorum.
‘’42'de bir ayda daha fazla şey öğrendim’’
Yazılım mühendisliği eğitimi almakta olan biri olarak 42'deki eğitimi nasıl buldunuz?
42'de öncelikle C programlama eğitimi alıyorsunuz. Ben bu eğitimi üniversitede bir dönem boyunca almıştım, buraya gelene dek bildiğimi düşünüyordum. 42'ye başladığımda ise üniversitede aldığım derse dair, 42'de bir ay içinde daha fazla şey öğrendiğimi fark ettim. Öncelikle 42'de birbirinden öğrenme metoduyla öğrenme çok daha keyifli bir hale geliyor. Keşke okullarımızda da benzer bir yöntem olsa diye düşünüyorum. Çünkü yazılım birbirinden öğrenerek, birlikte çalışarak öğrenilebilebilen bir beceri aynı zamanda. Bu yüzden de bir yandan üniversiteye bir yandan da 42'de ana eğitime devam etmeye karar verdim.
Başka bir ortamda tanışamayacağım çok değerli insanlar ve sağlanan network ortamıyla 42'nin çok güzel ve yararlı bir platform olduğunu düşünüyorum. Burada aramızda çok rahat şekilde ekipler kurabiliyoruz. Yarışmalara hazırlık yaparken,bir biçimde insanlar birbirlerini buluyor ve hemen bir takım olabiliyorlar. 42'de bize sağlanan network ortamı bence çok değerli.
Yazılımın hangi alanı daha çok ilginizi çekiyor?
Yazılıma dair ilgi duyduğum temel konu tasarım ve yazılımı birleştirmek. Bir süre bu şekilde ilerlemeyi planlıyorum ama gelecek farklı fırsatlar da getirebilir. Çünkü yazılım önü asla kapanmayacak bir alan.
‘’Yazılım her zaman güncel bir meslek alanı olacak’’
Sosyal medya hesabınızda size yazılım konusunda çok sayıda soru geliyor ve siz de çoğunu yanıtlayarak bilgiler veriyorsunuz. Takipçilerinizle ilişkileriniz nasıl gidiyor? Mesela, en çok merak ettikleri konu ne?
Evet, danışan çok fazla sayıda insan oluyor. Gelen soruların çoğunda da ‘’Yazılım çok mu abartılıyor, bunun da modası geçer mi?’’ gibi sorular veya görüşler var. Teknoloji her gün gelişiyor, bu da aslında teknolojinin açıklarının her alanda artıyor olması demek. Bu yüzden bence yazılım her zaman güncel bir meslek olacak.
Bir de şunu vurgulamak isterim; yazılım sadece iyi para kazanmak için yapılacak bir meslek değil. Böyle bir beklenti oluşabiliyor insanlarda. Bu mesleği öncelikle severek, zevk alarak yapıyor olmanız lazım. Çok para kazanma beklentisiyle bu alana girip sonradan bırakanlar olabiliyor. Bu tamamen kişinin kendisine bağlı bir tercih.
Kendine güven ve denemekten korkma!
Peki, 42 ile ilgili en çok aldığınız soru nedir?
‘’Yazılıma dair hiç bir şey bilmiyorum, acaba yapabilir miyim?’’ sorusu çok sık geliyor. Bir de ‘’Kadınlar bu işi yapabilir mi?’’. Gözlediğim kadarıyla insanlar bu konuda destek ya da bir model arıyorlar. Hemen herkesin sorusu farklı ama sorularda değişmeyen bir kalıp var; ‘’ Ben yapabilir miyim?’’
Sanırım insanlarda özgüven ihtiyacı söz konusu. Ben henüz 21 yaşında bir gencim. Konunun uzmanı ya da en iyi bilen ismi değilim. Ancak gelen sorulara elimden geldiğinde yanıt vermeye çalışıyorum.
Bazı video içerikleriniz on binlerce kez izleniyor;bunu nasıl başarıyorsunuz?
Çok mutlu oluyorum çünkü takipçilerimle tek tek konuşmam mümkün olmasa da, en azından sorularına yanıt bulabilmeleri için onlara cesaret vermek benim için önemli. Deneyim aktarımı bu açıdan etkili oluyor insanlar üzerinde. Eğer paylaştığım içeriklerde anlattığım deneyimler insanlara ‘’Ben de yapabilirim’’ hissini verebiliyorsa ne mutlu bana:)
Bu açıdan baktığınızda, 42 belki de bir insan için hayatının fırsatı olabilir. Kimse bunu denemeden bilemez!










