Palamut Yelkenlisi Seyahat Notları 9 — Porto Santo Adası (Madeira takımadası, Portekiz) ve Lanzarote (Kanarya adaları, İspanya) Okyanus Seyri
Yazı referans tarihi: Ağustos 2024, seyahatin on üçüncü haftası
Görseller ve mini blog: https://www.instagram.com/sailing_palamut/
Porto Santo Adası hakkında genel bilgiler
Bu ada, Madeira takımadasının küçük üyesi, en kuzey doğu kısmında. Beş bin kişilik nüfusu var. Volkanik, çorak bir ada. Büyük Madeira adasının aksine, sadece küçük bir kısmında, varlığını kendini adamış bir insana borçlu biraz ağaç var. Ana su kaynağı tuz arıtma tesisi, burada uygulanması çok mantıklı (ki zaten pek bir alternatif yok) fakat pahalı bir konsept (elektrik ve bakım / kurulum maliyetleri bakımından. Ama sürdürülebilir enerji ile işletildiğinde daha mantıklı oluyor, özellikle güneşli bir coğrafyada).
Direk uçuş pek olmadığınından sessiz, sakin. Feribotla biraz turist geliyor büyük Madeira adasından, çoğu günübirlik. Turkuaz rengine yakın suyu olan ünlü bir plajı var adanın.
Yerel halk ve ziyaretçilerin kullandığı bir tane limanı var. Liman içinde demir de atılabiliyor, iskeleye de bağlanabiliyor. Demir atmak 6 Avro civarı, iskele 25. Bu limanın ilginç bir özelliği, NATO gemileri için yapılmış olması geçmiş zamanda. O yüzden gayet büyük ve sağlam. Bu limanda tesisler de mevcut. Vinç, küçük bir tersane ve büyük bir tekne park alanı. Burada karada teknede yaşayıp teknesinin bakım/onarımını yapan bir sürü insan var. Güzel bir komünite de oluşmuş — rahat insanlar, yardımlaşma vesaire. Büyük şehir yakınlarındaki tesislere göre bambaşka bir ortam bu. Adanın sakinliği ziyaretçilere de yansıyor bir nevi aslında.
Beş günlük açık deniz seyahatinden sonra, özellikle sakin ortamı ve davetkar insanlarını göz önünde bulundurunca, çok güzel geldi bize. Bu kahverengi çölümsü manzara da farklı bir şekilde etkileyici geldi buraya yola çıkış limanımız Vigo’nun ağaçlıklı tepeleriyle karşılaştırınca.
Limanın yakınındaki şahane süpermarketi unutmamak lazım. Adanın nüfusu ile karşılaştırınca biraz şaşırdık böyle bir yer bulduğumuza, hem büyüklük hem de çeşitlilik açısından. Ve fiyatları da anakaradan pek farklı değil. Birkaç kere güzel alışverişler yaptık buradan. Özellikle balık reyonu pek bir etkileyici.
Bizim için sosyal anlamda da tatmin edici oldu burada geçirdiğimiz hafta. İki teknenin mürettebatı ile birkaç gün özlediğimiz sosyalleşmeyi yakalama imkanımız oldu. Hatta bu teknelerden birisinin kaptanı bir Türk. Yola çıktığımızdan beri ilk karşılaştığımız Türk denizci. Fakat teknesinin kaydı ve ikameti bizim gibi Türkiye dışında.
Lanzarote (Kanarya adaları, İspanya) seyri hakkında genel bilgiler
Amacımız Port Santo birkaç gün geçirip sonra Madeira adasına gitmekti ilk etapta. On gün kadar sonrasında da, Kanarya adalarına. Ama iki nedenden bunu yapmadık:
1. Porto Santo çok hoşumuza gitti, ayrılmak istemedik hızlıca.
2. Kuzeyimizde alışılmışın biraz dışında bazı olaylar oluyordu hava tahminine göre, Azures yüksek hava dalgası kaybolup, hatta bazı tahmin modellerine göre kasırga bekleniyordu bir hafta kadar sonra. Bu da, bizim bulunduğumuz bölgede ya çok fazla rüzgar, ya da çok az rüzgar anlamına geliyordu önümüzdeki haftalarda.
Bu durumda, Porto Santo adasının sakinliğinde biraz durup, sonrasında ilk hava penceresiyle Kanarya adalarına geçelim dedik. Madeira’yı başka bir zamana bırakma kararı aldık böylelikle.
Beklediğimiz hava 15–25 knot civarında kuzey-kuzeydoğulu, 2.5 metre civarı 6–7 saniyelik deniz. Toplam 290 dm mesafemiz var, iki gün civarı bir seyir süresi tahmin ediyorduk.
Buradaki rüzgarlar, seyahatin daha önceki adımındaki gibi gayet stabil, “Portekiz ticaret rüzgarları”’nın bir parçası.
Get Çağrı’s stories in your inbox
Join Medium for free to get updates from this writer.
Seyir hazırlıkları
Daha önceki beş günlük geçişimizden sonra, iki günlük geçiş bizi pek endişelendirmedi, ve zaten teknenin genel kontrollerini yakın zamanda yaptığımız için, o işe girmemize de gerek olmadı.
Tabi su ve yiyecek ikmali her zamanki gibi yapıldı.
Bunun dışında, önceki seyirde farkettiğimiz hız düşüklüğünün üzerine düşmek istedik. Olağan şüpheli, gövdedeki kekamoz ve yosunlar. Bunları güzelce temizledik / temizlettik. “Bakım / Onarım” kısmında paylaşacağım ayrıntıları.
Seyir notları
Sert rüzgarlı bir haftadan sonra, rüzgar 15–20 knot civarına düşünce bir gün ölü dalgaların dinmesini bekleyip yola çıktık. Tahminler, ikinci gün havanın daha da düşeceği yönünde idi, belki code zero açarız dedik o durumda.
Açık apaz seyrinde, tam yelken başladık. Adadan bir-iki uzaklaşınca, rüzgar sağanakları 20 knotlarda tutmaya başladı havayı, bir camadan vurduk, seyir sonuna kadar da açmadık.
Seyir aslında genel olarak olaysızdı, benim ağır deniz tutma deneyimim dışında. İlk defa olmuyor bu tabi, biraz alışığım. Fakat bu sefer, 45 saat süren seyrin tamamında hasta idim, tekneyi genel olarak eşim idare etti. Gene vardiyalarımda ayakta idim, fakat genel olarak fiziksel ve zihinsel olarak bayağı düşük bir kapasitedeydim yol boyu. Genel olarak bir manevra ya da yelken değişikliği yapılacağı zaman deniz tutmasını askıya alabilecek kadar durumu kontrol edebiliyorum, ama bu seyrin sadece iki gün sürecek olmasına şükrettim bir kaç kere. Tahminimce normal deniz tutmamdan biraz daha farklı bir şeyler oluyordu bünyemde.
Bir kaç kargo gemisi ve güvertemize düşen birkaç mürekkepbalığı dışında kimseler yoktu yolda.
Bir de hız konusu var. Tekneyi temizlettikten sonra hızımız görünür şekilde arttı. 7 knot civarı ortalama ile geldik yolun çoğunu, bir önceki geçişimizde 6 civarında idi bu, benzer koşullar altında.
39 saatin sonunda Kanarya adaları göründü, birkaç küçük adanın arasından geçip, Lanzarote’nin güney kıyısına yakın seyrimize devam ettik birkaç saat daha, nitekim, Kanarya adalarının hemen hemen bütün limanları güney kıyılarında, hakim rüzgarlardan dolayı.
45 saatin sonunda, sabah güneşi, yapısıyla Kapadokya’yı andıran tepeleri aydınlatırken limana yanaştık. Lanzarote ve diğer adalar hakkında daha sonraki bölümlerde yazacağım.
Palamut ile tecrübelerimiz
Seyir genel olarak olaysızdı, pek yeni bir tecrübemiz olmadı Palamut’un yeni hızından başka.
Bir gözlemim oldu deniz tutmasından fırsat bulduğum bir an, sanırım çarmıhtaki “lazy jack” bağlantıları biraz geride, ve pupa seyrine yakın giderken yelkeni biraz aşındırıyorlar. Tabi önceden de farketmiştim bunu, ama bu sefer daha emin oldum. Direğe çıkıp bir bakacağım nedir ne yapılabilir diye.
Palamut Tamir / Bakım günlükleri
Tek konu var burada: su altı gövde temizliği. Zehirli boyamızı Mart gibi yapmıştık, Temmuzda dümen civarında yosunları farketmiştim. Porto Santo adasının suyu biraz daha sıcak ve berrak, liman da sakin olunca şnorkelle dalıp temizleyim dedim. Cam montajı için vantuzlu tutma kolu alıp, bir saat kadar temizlik yaptım. Yosun kolayca çıkıyordu ama ben pek alışık olmadığımdan bu tarz dalmaya, biraz zorlandım. Daha sonra, tüplü dalış yapan bir profesyonele saat başı ücret vererek temizlettik gövdeyi. Bir buçuk saat sürdü, 75 Avro. Ücret gayet makul Avrupa ortalamasında. Vurgulayım burada, dalgıç Nelson’dan çok memnun kaldık. Sanırım ortalama iki ayda bir ya ben ya da bir dalgıç inip temizlik yapmalı, çünkü yukarıda yazdığım gibi 1 knot fark ettirdi bu yumuşak yosunlar bile.









