Her Türk Bedelli Doğar!
andersen’den masallara SON!..
Bir varmış bir yokmuş…
Memleketin birinde
el ele, diz dize, göz göze yaşayan
sevgi kelebeği, anlayış çiçeği, empati uzmanı
dindar mı dindar ve mütevazilikten kırılan
tanışmaya hevesli, nitekim her lafına “sen kimsin” ile başlayan
yaşam tarzına saygılı
ötekiye kucak açan
vatan millet sevdasından ölüp biten
ulusal çıkarları kendi çıkarları üzerinde tutan
insanlıkta, erdemde, ahlakta ultra bir seviyeye ulaşmış
yani — neredeyse — ermiş bir millet yaşarmış…
Bu milletin kadını da erkeği de ayrı ayrı kahramanmış.
Trafikte makas atma, metroda bacak açıp oturma, en hızlı selektör yapma, yol vermeyene sopayla dalma, kuyrukta sıra kapma, avantada en önde olma, komşu evde olan biten her şeyi en hızlı başka komşuya iletme, her türlü sözleşmede bilumum madik atma, hemşehriyi kayırma ama kardeşle miras kavgası etme, akıl almaz yöntemlerle rüşvet verme, hayale gelmez uyuşturucuları kullanma, nefes alan her şeye duyulan azgınlık, tribünden bozuk para fırlatma, hakkını arayana pala sallama ….
gibi türlü türlü meziyetleri varmış.
Ama en büyük hünerlerini saymadan geçmemek lazım!
Hoşa gitmeyecek, kabullenilemeyecek, isyan edilmesi gereken, zora giden, güme giden, hak yenen, göz göre göre, dalga geçer gibi atıp tutulan olayları, lafları, vukuatları …
Asla ama asla
…………………………………………………………………………………….
N’oldu? Boşluğu dolduramadınız mı?
Şöyle demek isterdiniz değil mi:
Asla ama asla…
Haksızlığa tahammülleri yoktur. Kul hakkı yedirtmezler. Yalana ve dalga geçer gibi saçma sapan söylemlere inanmazlar. Sefalete, cehalete, eziyete isyan ederler…
Herkesi kardeş görür, zor durumda olana , aman diyene el uzatırlar, kol kanat gererler.
İnsana, hayvana, bitkiye, şu güzelim dünyamıza saygı duyar, can vermek için ellerinden geleni yaparlar.
Farklı olana, yabancı olana, değişik olana küfretmek veya saldırmak yerine kucak açar, bu topraklarda yeşermiş binlerce yıllık insani düşünceyi bütün benliğiyle özümserler.
En önemlisi fikri ve vicdanı hür yaşar ve herkes böyle yaşayabilsin diye uğraşırlar.
Get Ümit Öner’s stories in your inbox
Join Medium for free to get updates from this writer.
Ve daha da önemlisi sokakta, milletin içinde, kafede, rakı sofrasında böyle atıp tutup sonra öz yaşamlarında çevrelerindekilere eziyet -haksızlık etmezler, sözlerinde ve davranışlarında merttirler, tutarlıdırlar.
Falan filan…
Yok kardeşim!
Vatan, millet, beka diye tribün sloganlarından ibaret milliyetçiliklerini taslarken, nasıl yapsak da askerden yırtsakçıların memleketidir burası!
Büyük iki yüzlülüklerin vatanı.
Yüzsüzce söylenen yalanların,
ve gizlenen nefretin, şiddetin, tacizin…
— Abartıyorsun, bizler böyle insanlar değiliz
dediğinizi duyar gibiyim.
Ben de çoğu zaman böyle inkar ederim.
İyilik kazanacak, her şey çok güzel olacak derim.
İnanmak isterim.
Ama işte iki ayyaşımızdan birinin bize hatırlattığı gibi:
Her şeyin çok güzel olması için namussuzlar kadar cesur olmak gerekir.
Toz pembelere inanmak kolay, asıl olay çamurun farkında olmakta.
Ve yepyeni ayakkabılarımızla çamura dalarak,
hem sövüp hem de dişini sıkıp çalışarak ancak…
…bir gün gerçekten her şeyin güzel olacağına inanabilirim.
İnanabiliriz.
Dandini dandini dastanaları, bir varmış bir yokmuşları yırtıp atma zamanı.
Omuzlarımızda yüklü halde doğduğumuz bedelleri çocuklarımıza miras bırakmamak için,
gerçeklerle yüzleşme zamanı.
bu bölüm mutlu sonla bitti ama dizinin finaline hala uzun yol var…
Umit Oner, Haziran 2019
Ümit ÖNER’in insanlık gündemi hakkındaki yazılarına Medium ulaşabilir, paylaşımlarını İnsanlık Gündemi ve Türkçe Yayın yayınlarından veya Twitter hesabından takip edebilirsiniz.
Facebook | Twitter | Instagram | Slack | Kodcular | Editör | Sponsor










