Member-only story
“Hiçbir şey bilmemek, ah ne mutlu bir yaşam!” — Erasmus
Salgın haberleri, savaş söylentileri, deprem riskleri, ekonomik kriz beklentileri, siyasi kriz zırvaları, sel felaketleri ve bitmeyen cinayetler, cinnetler.. son dakika gelişmeleri ve bunlara dair her türlü negatif haber bombardımanı altında ezilen dimağlar…
Cehalet mutluluktur ya da başka bir deyişle Bilmemek/haberdar olmamak mutluluktur sözünü eminim duymayanınız yoktur. Bu söz üzerine felsefî bir analiz yapmak değil niyetim. Kaldı ki böyle bir analiz yapabilecek donanıma sahip miyim bilmiyorum. Ama yalan-yanlış her türlü kirli bilgi ve habere maruz kaldığımız günümüzün “ekran cenneti” dünyasında bu sözün akla getirdiği birkaç düşüncemi paylaşmak istiyorum.
Dijital dünyanın bize bir hediyesi olsa gerek, ağır bir bilgi ve haber bombardımanı altında yaşıyoruz. Nasıl mı? Dört bir yanımız ekranlarla çevrili ve ekranlarla barışık bir hayat sürüyoruz. Telefonlarımıza ve tabletlerimize düşen bildirimler, son dakika gelişmeleri, istisnasız herkesin — mecburmuşçasına- takip ettiği haber bültenleri ve diziler ve diğer TV programları, sosyal medyadan takip ettiğimiz kişiler, gelir getirici yönleri sebebiyle sürekli artan sayıda kişinin bir şeyler paylaştığı Yotube videoları.. Facebook grupları ve WhatsApp mesajları, aile ve arkadaşlarımızın paylaşımları.. tıpkı bir dijital esaret…
“İnternetten…





